Kaçıngan Bağlanma Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Ana Sayfa  ›  Blog  ›  Genel  ›  Kaçıngan Bağlanma Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Kaçıngan Bağlanma Nedir?

Bebeklik döneminde birincil bakım veren ile kurulan derin ve uzun süreli duygusal yapıya bağlanma adı verilmektedir. Birincil bakım verenin bebeğin ihtiyaçlarına ne düzeyde yanıt verip ulaşılabilir olduğu ve ne kadar düzeyde yakınlık gösterdiğine göre çeşitli bağlanma stilleri ortaya çıkmaktadır ve bu stiller yetişkinlik hayatında kişilerarası yakın ilişkilerde kendini göstermektedir. Bunlardan birisi olan kaçıngan bağlanma ise: ilişkilerinde yakınlıktan belirli düzeyde rahatsız olan, partnerine güvenmek konusunda ciddi sorun yaşayan ve ilişkideki bağlılığı zor sağlayan bir bağlanma stilidir. Genel olarak ilişkilerde mesafeli ve soğuk tutum sergilenmesi ile ilişkili olan bir bağlanma türüdür.

Kaçıngan Bağlanma Belirtileri Nelerdir?

Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler ilişkilerinde çeşitli duygusal ve davranışsal belirtiler gösterebilirler. Peki nedir bu belirtiler?

Duygusal Belirtiler

  • Duygusal yakınlıktan rahatsız olma veya uzak durma
  • Duygularını bastırma veya ifade etmekte zorlanma
  • Başkalarına güvenmekte güçlük çekme
  • Derin bir bağa yönelik içten içe tedirginlik hissetme
  • İlişki içerisindeyken yalnızlık hissi
  • Yakınlık ihtiyacını bastırma
  • Fiziksel yakınlık göstermede kaygı, korku vb. Gibi duyguları deneyimleme

Davranışsal Belirtiler

  • İlişkilerde mesafe koyma, samimiyetten kaçınma
  • Romantik ilişkilerde bağ kurmaktan kaçınma veya ilişkiyi sabote etme
  • Partnerin duygusal ihtiyaçlarını görmezden gelme
  • Bağlanmaya ihtiyacı olmadığını düşünüp yine de ilişkiyi devam ettirmek
  • Partnerin ilişkideki ufak tefek hatalarına odaklı olmak
  • “Bitirilemeyen ilişki” ya da “eski sevgili” konularından bahsetmek
  • Duygularını ifade etmede güçlük
  • Derin konularda paylaşımda bulunmamak ve gizem yaratmak
  • Fiziksel yakınlıktan rahatsızlık duymak ve bu konuda mesafe koymak
  • İlişkideki dinamikler yolunda ilerlerken birden partnerden uzaklaşmak
  • İletişim esnasında çoğu zaman “aktif dinlemekten” kaçınmak
  • İlişki dinamikleri açısından zor koşullar oluşturma ve “imkansızı” istemek

Kaçıngan Bağlanma Neden Olur?

Kaçıngan bağlanmanın ortaya çıkmasında tek bir faktöreden ziyade birden fazla faktörün ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bireyin birincil bakım verenle kurduğu etkileşimden kaynaklı çocukluk dönemi yaşantıları, genetik yatkınlık, mizaç gibi bireysel faktörler ve bireyin içerisinde yaşadığı sosyal çevre ve kültür gibi etkenlerden söz edilebilir.

Çocukluk Dönemi Etkileri

Birincil bakım veren ile bebek arasında kurulan etkileşimi belirleyen çeşitli unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlardan ilki sıcaklık/yakınlık boyutudur. Bakım verenin bebeğin ihtiyaçlarını karşılarken sevgiyi ve ilgiyi ne düzeyde gösterdiği ve buna yönelik tutumunun nasıl olduğuyla alakalı bir boyuttur. Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireylerin genellikle birincil bakım verenleri sıcaklık/yakınlık boyutunda düşük düzeyde etki gösterip soğuk ve mesafeli davrandıkları görülmektedir. Bir diğer önemli boyutta “ulaşılabilirlik” olarak bahsedilmektedir. Bu boyuta göre birincil bakım verenin bebeğin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarına (sevgi, acıkma, tuvalet vb.) ne düzeyde ve ne kadar tutarlı bir şekilde cevap verdiğini açıklamaktadır. Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireylerde birincil bakım verenin ihtiyaçları konusunda yeterli düzeyde ulaşılabilir olmadığı görülmektedir. Bu boyutlara ek olarak aile içerisindeki bazı etkileşimlerde kaçıngan bağlanmanın oluşmasıyla ilişklendirilmektedir:

  • Duygusal olarak ulaşılmaz veya eleştirel ebeveynlerle büyümek
  • Duygusal ihtiyaçların küçümsendiği ya da karşılanmadığı bir ortamda yetişmek
  • Bağ kurmanın güvenli olmadığı bir ortamda öğrenilmiş davranışlar
  • Aile içerisindeki duygu ikliminin yalıtılmış olması (ebeveynlerin duygu ifadelerine yer vermemesi veya duyguların neredeyse hiç konuşulmaması)
  • Şiddet, istismar ve ihmal gibi travmatik yaşantılarla ilişkili ailede büyümek

Bireysel ve Çevresel Faktörler

Çocukluk dönemine ek olarak kaçıngan bağlanma ile ilişkili olduğu düşünülen diğer faktörler bireysel ve çevresel faktörlerdir ve genel olarak bu faktörler:

  • Mizaç özellikleri
  • Gen-çevre etkileşimi (Serotonin taşıyıcı gen ile alakalı araştırmalar)
  • Duygu düzenleme becerilerinde zayıflık
  • Duygusal küntlük
  • Aşırı bireysellik ve mükemmeliyetçilik eğilimi
  • Güven kırıcı önceki ilişki deneyimleri
  • Toplum veya kültürel normların “duygusal mesafe”yi öne çıkarması
  • Dijitalleşmenin fazla olmasıyla beraber yakın ilişkilerin “tüketim” olarak deneyimlenmesi
  • Romantik ilişki anlayışının değişmesi ve bunun ilişkilere yansıması

Kaçıngan Bağlanma Stiline Sahip Bireyler İlişkilerde Nasıl Davranır?

Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler genel olarak ilişkide daha mesafeli ve soğuk davranmayı tercih ederler. Aslında bu bireylerin de yakınlık ve bağlanma ihtiyacı vardır ancak ilişkilerde genellikle kendi yakınlık ihtiyaçlarına göre hareket ederler. Kendi yakınlık ihtiyaçları karşılandıktan sonra iletişime ara vermeyi isteme, fiziksel yakınlıktan rahatsızlık duyma, mesafe ihtiyacını dile getirme gibi davranışları gösterebilirler.

Ayrıca genel olarak bu bireyler ilişkide daha yüzeysel konuları konuşmayı tercih edebilirler ve duygusal yoğunluğu yüksek konuları kapatmaya veya yok saymaya eğilimli olabilirler. Yakınlıktan rahatsızlık duydukları noktada bazen bunu açık bir şekilde dile getirebilirlerken bazen de partnerlerinin davranışlarını analiz etmeye ve rahatsız edecek bir nokta bulmaya çalışabilirler. Bazı noktalarda bağlılıkla alakalı konuşmaların içerisinde kendilerini bulduklarında “eski ilişkinin izlerini atlamadıklarını” veya “ideal aşkı” aradıklarını dile getirip bağlanmanın zor olduğundan bahsedebilirler. Genel olarak da ilişki içerisindeki davranışları daha gizemli ve sırlarla dolu olmaya eğilimli olabilir. 

Kaçıngan Bağlanma Nasıl Anlaşılır?

Kaçıngan bağlanma yukarıda bahsedilen çeşitli davranış örüntülerini sergileyeceği için davranış boyutunda fark edilebilir. Tabii ki burada önemli olan nokta birey bazında düşünmek ve genellemelerden kaçınmaktır. Her kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler aynı davranış kalıplarını göstermek durumunda olmayabilir. Buna ek olarak bu bireylerin genelde duyguları gösterirken rahatsızlık duydukları ve yakınlık konusunda çok meşgul olmak istemedikleri de görülebilmektedir. Son olarak romantik ilişkilere yönelik düşünceleri de genellikle olumsuz olup; bağlılık, evlilik, ciddi ilişki gibi konularla ilişkili fikirleri de karamsar bir perspektiften olabilmektedir. Genel olarak ilişkideki tutumları umursamaz ve kaygısız olarak da nitelendirilebilmektedir.

Kaçıngan Bağlanmanın Teşhis Yöntemleri

Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler bu davranışlarının altında bağlanma stilinin olduğunu fark etmeyebilirler. Genel olarak ilişki yürütemedikleri veya ilişkiye adım atmaktan çekince duydukları için uzman desteğine başvurabilirler. Bu noktada bir terapi sürecinde uzman değerlendirmesiyle beraber kaçıngan bağlanmaya yönelik bir tespitte bulunabilir. 

Kaçıngan Bağlanmanın Tedavi Yöntemleri

Kaçıngan bağlanma bireyin çocukluk dönemi yaşantılarını kapsayan ve güncel durumda ilişkilerine yansıyan çeşitli davranış kalıpları, düşünce örüntüleri ve duygulanımları içerdiği için çeşitli yöntemlerle tedavisi mümkün olabilmektedir. Bu yöntemler:

  • Psikoterapi Yöntemleri
  • Grup Terapisi ve Destek Grupları
  • Kişisel Gelişim ve Öz Farkındalık Çalışmaları

Psikoterapi Yöntemleri

Psikoterapistler dayandığı kuramlar perspektifinden bağlanma sorunlarına ilişkin çeşitli yöntemler uygulayabilmektedir. Çocukluk dönemi yaşantıları, ebeveyn tutumları, güncel ilişki sorunları veya çeşitli davranış kalıpları üzerinden uygulanan çeşitli psikoterapi ekolleri bulunmaktadır.

  • Bilişsel Davranışçı Terapisi BDT)
  • Bağlanma Odaklı Terapiler 
  • Şema Terapi
  • Duygusal Odaklı Terapi
  • Psikodinamik Psikoterapi

Grup Terapisi ve Destek Grupları

Grup terapisi ve destek gruplarında ilişkilerde benzer sorunlar yaşayan, kaçıngan bağlanma örüntüsüne sahip veya duygularını ifade etmede güçlük çeken kişiler yer alabilmektedir. Bu tedavilerin amacı bu durumu yaşayan diğer bireyleri görüp yalnız olmadıklarını hissetmek, duygu ifadesinde sorun yaşarken bunun üzerine giderek duygularını ifade etmeye çalışmak ve bu sorunla alakalı adım atabilen bireylerin hikayelerini dinleyip kendilerinde de değişim gücü bulabilmektir.

Kişisel Gelişim ve Öz Farkındalık Çalışmaları

Kişisel gelişim ve öz farkındalık çalışmaları ise bireyin romantik ilişkilerinde yaşadığı sorunlara ilişkin duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını psikoterapi yöntemleri dışında çeşitli kitap, makale, video, uzman podcastleri aracılığıyla fark edip değişim için adımlar atması olabilir. Öz şefkat kavramı üzerinde çalışıp, duygularının yıkıcı etkilerini fark edip sorunlarına daha kabullenici bir tutumla yaklaşabilmesini sağlayabilmektedir. Bir yerde bu yöntemler yeterli gelmediğinde bir uzman desteğine başvurması da gerekebilmektedir. 

Sıkça Sorulan Sorular 

  1. Kaçıngan bağlanma nasıl oluşur?

Kaçıngan bağlanma çocukluk dönemi yaşantılarıyla beraber bireyin çeşitli bazı bireysel özelliklerinin yaşadığı çevre ile etkileşiminden kaynaklı oluşabilmektedir. Burada belirleyici olan faktör özellikle aile yapısı ve birincil bakım verenle kurduğu ilişkidir. 

  1. Bu bağlanma stili sadece romantik ilişkileri mi etkiler?

Bu bağlanma stilinin ağırlıklı olarak romantik ilişkileri etkilediği düşünülse de bireyin sosyal ilişkilerini, iş yaşamını ve eğitim hayatını da etkileyebilmektedir. Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler sosyal ilişkilerinde de bir problem yaşadıklarında duygularını ifade etmede zorluk yaşayabilirler veya bu ilişkilerinde de soğuk ve mesafeli davranabilirler. İşyeri ya da okul ortamında da hepimizin yapması gereken bazı davranışlar bulunabilmektedir ve bu davranışlar o kuruma ait hissetmeyi sağlamaktadır. Tam bu noktada kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler bu konuda daha isteksiz ve uzak davranabilirler. 

  1. Kaçıngan bağlanma olan biri sevebilir mi?

Kaçıngan bağlanmaya sahip birisi de sevebilir ki zaten kaçıngan bağlanmanın temel sorunu bu sevgiyi deneyimlemek ve yakınlığı yönetmek olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında kaçıngan bağlanmaya sahip kişiler de bağ kurmak ister ancak bu bağı güvenli bir alandan ziyade yakınlıktan ve derinlikten uzak bir alanda gerçekleştirmeye çalışırlar. İlişkilerde göstermek istedikleri kadar yakınlık göstermeleri de sevebileceklerinin işareti olabilir ancak bunu aktarma konusunda bazı değişim geçirmeleri gerekebilir. 

  1. Kaçıngan bağlanma tedavi edilmezse ne olur?

Kaçıngan bağlanma üzerinde çalışılmazsa bu kişinin romantik, sosyal veya herhangi bir ilişki örüntüsünü sürdürmesi çok zor bir hale gelebilir. Ayrıca kaçıngan bağlanma örüntüsü güçlendikçe bireyde depresyon, yalnızlık hissi, duygusal küntlük, yabancılaşma hissi veya kaygı sorunları da görülebilir.

  1. Kaçıngan biriyle ilişki yürütmek mümkün mü?

Kaçıngan bağlanmaya sahip biriyle ilişki yürütmek imkansız değil ancak oldukça zor olabilir. Özellikle buradaki etken ilişkide olduğu kişinin bağlanma örüntüsüdür. Örneğin kaygılı bağlanma stiline sahip birisi yoğun bir yakınlık talebinde bulunmak isteyebilir ancak kaçıngan bağlanmada da tam tersi bir örüntü söz konusu olduğu için ilişkide ciddi çatışmalar çıkabilir. Güvenli bağlanma örüntüsüne sahip biri ise kaygılı bağlanmaya sahip bireyden yönetmek konusunda daha istekli olabilir. Ancak bu nokta da karşı taraf duyguları açık ifade etmediği ve genellikle yakınlıktan uzak durduğu için yine sorunlar çıkabilir. O yüzden partnerlerin bu konuda farkındalık edinmesi, gerekirse beraber destek alması ve bu konunun bir süreç olduğunu kabul etmesiyle beraber ilişki yürütülebilir.

  1. Kaçıngan bağlanma kişilik bozukluğu mudur?

Kaçıngan bağlanma bir kişilik bozukluğu değildir ve psikiyatri tanıları içerisinde yer almamaktadır. Kaçıngan bağlanma çeşitli psikolojik, sosyal ve bireysel faktörlerin ilişkili olduğu ve ilişkilerde kendini gösteren bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. 

  1. Kaçıngan bağlanma çocuklarda da görülür mü?

Evet, kaçıngan bağlanma çocuklarda görülür. Çünkü yetişkinlerdeki bağlanma stillerinin çocukluk dönemindeki bağlanma stilleriyle yakından ilişkisi olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Bu çocuklar birincil bakım verenleri ortamdan ayrıldığında herhangi bir duygusal reaksiyon vermezler, ilgisiz davranırlar ve geri geldiğinde de o duyguyu aktarmada zorluk yaşayabilirler. Bu çocukların duygu ifadesinin zayıf olduğu ve genelde duygularını bastırma eğiliminde oldukları da görülmektedir. Gelişim psikolojisinde de bunun üzerinde oldukça çalışma mevcuttur. 

  1. Kaçıngan bağlanma testi var mı?

Yetişkinlerde bağlanma stillerini değerlendirmek için uzmanlar tarafından uygulanan çeşitli psikolojik değerlendirme ölçekleri bulunmaktadır. Ancak bu değerlendirmeler bilgilendirme amaçlı olup psikoterapi görüşmelerinde danışandan alınan değerlendirmeler ile bağlanma stiline karar verilebilmektedir.

  1. Kaçıngan bağlanan kişiler yardım almak istemezse ne yapılmalı?

Bireyin psikolojik destek almasındaki en önemli noktayı gönüllülük esası oluşturmaktadır. Bu noktada birey yardım almayı istemezse neden yardım almak istemediği üzerine yargılayıcı olmadan ve herhangi bir etiket içermeden destekleyici bir konuşma yapılabilir. Zorlukların üstesinden beraber gelinebileceğine yönelik kapsayıcı bir tutum sergilenebilir. Ayrıca özellikle bu konuda destek almış ve sorunlarının üstesinden gelmiş kişilerle temasa geçirilip, bireyin bu direnci de kırılabilir. Bunlardan sonra hala kişi direnç gösteriyorsa da bu kararına saygı duyulmalıdır. 

  1. Kaçıngan bağlanma stiline sahip biri değişebilir mi?

Bağlanma stilleri esnek bir yapıdan oluşmaktadır. Evet, stiller oluşurken çeşitli faktörlerden etkilenmektedir ve bağlanma yapısının derinliği geçmişe dayanmaktadır. Ancak birey kaçıngan bağlanmasına yönelik farkındalık oluşturup bu konuda uzun bir destek sürecine girdiğinde bu örüntü değişkenlik gösterebilmekte ve güvenli bir yapıya geçebilmektedir. 

Kaynakça

Santrock, J. W., Yaşam Boyu Gelişim,  (13.Baskı). Çev. Prof. Dr. Galip Yüksel, Ankara: Nobel Yayınları. (2020)

Kağıtçıbaşı, Ç. (2022). Benlik, Aile ve İnsan Gelişimi, (6.baskı). Koç Üniversitesi Yayınları

Bowlby, J. (1993). Attachment Theory, (First edition). Routledge Yayınları.

Levine A. ve Heller R. Bağlanma, Aşkı Bulmanın Bilimsel Yolları, (1.baskı). Çev. Ebrar Güldemler, İstanbul: Aganta Kitap Yayınları, (2018).

📌 Bu yazıdaki bilgiler tanı koyma veya tedavi önerme amacı taşımaz.
İçerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.