Yoğun bir iş gününde ekranın başındasınız. Yetişmesi gereken işler aklınızdayken birden zeminin hafifçe kaydığını hissediyor, oturduğunuz yerde bile dengenizden emin olamıyorsunuz. Aklınıza hemen aynı soru geliyor: Bu his kaygıdan mı, yoksa doktora gitmem gereken bir sorundan mı kaynaklanıyor?
Psikolojik baş dönmesi, yaşadığınız hissin hayal ürünü olduğu anlamına gelmez. Ancak baş dönmesini yalnızca stresle açıklamak da doğru değildir. Güvenli yaklaşım, bedensel nedenleri değerlendirmek ve kaygının bu deneyimdeki yerini birlikte anlamaktır.
İçindekiler
- Baş Dönmesi ve Stres İlişkisi
- Stres ve Kaygı Bedeni Nasıl Etkiler
- Baş Dönmesinin Diğer Olası Nedenleri
- Psikolojik Baş Dönmesinin Kısır Döngüsü
- Belirtilerle Başa Çıkma Stratejileri
- Tıbbi Değerlendirme Gerektiren Durumlar
- Psikolojik Destek ve Çevrim İçi Terapi Seçenekleri
Baş Dönmesi ve Stres İlişkisi
Bir toplantıda söz almayı beklerken başınızın döndüğünü düşünün. Önce konuşmanıza odaklanırken, bir anda dikkatinizi ayakta durup duramayacağınıza veriyorsunuz. Toplantı bittikten sonra bile yaşadığınız hissi düşünüyor, ertesi gün aynı durumun tekrarlanmasından çekiniyorsunuz.
Bu örnekte önemli olan yalnızca baş dönmesi değildir. Belirtinin ne anlama geldiği konusunda yaşadığınız belirsizlik de gününüzü zorlaştırabilir. İşinize devam etmek, alışverişe çıkmak veya yalnız kalmak gibi sıradan kararları bedeninizin nasıl hissettiğine göre vermeye başlayabilirsiniz.

Stresle aynı anda olması nedeni kanıtlamaz
Başınızın yoğun bir günde dönmesi, nedenin kesinlikle psikolojik olduğunu göstermez. Aynı şekilde bedensel bir baş dönmesi yaşarken korkmanız da yakınmanın yalnızca kaygıyla ilgili olduğu anlamına gelmez. Baş dönmesi ile kaygı arasındaki ilişkiyi anlamak için önce hangisinin başladığı kadar, birbirlerini nasıl etkilediklerine de bakmak gerekir.
Türkiye'de stresin günlük yaşam üzerindeki yükünü gösteren bir bağlam bulunuyor. Ipsos'un 2025 Zihin Sağlığı Araştırması'nda katılımcıların %45'i, son yıl içinde günlük yaşamını etkileyecek düzeyde stresi birden çok kez yaşadığını, dört kişiden üçü ise stres nedeniyle en az bir kez hiçbir şeyle baş edemeyeceğini hissettiğini bildirdi. Bu bulgular baş dönmesinin psikolojik kökenini kanıtlamaz; stres yükünü değerlendirmeye katmanın neden anlamlı olduğunu gösterir.
Temel ayrım: Stres yaşıyor olmanız tıbbi değerlendirme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Tıbbi bir neden bulunması da psikolojik desteği gereksiz hâle getirmez.
Deneyimi anlatmak tanı koymaktan daha yararlıdır
Kendinize hemen bir etiket koymak yerine, yaşadığınızı açıkça tarif etmeye çalışın. Çevreniz mi dönüyor, yürürken mi güvensiz hissediyorsunuz, yoksa bayılacakmış gibi bir sersemlik mi yaşıyorsunuz? Bu ifadeler, sağlık profesyoneliyle görüşürken anlatımınızı somutlaştırabilir.
Görüşmeye hazırlanırken şu sorulara kısa yanıtlar yazabilirsiniz:
- Başlangıç: İlk ne yaparken fark ettiniz?
- Bağlam: İş baskısı, hareket, kalabalık veya dinlenme sırasında mı oldu?
- Günlük etkisi: Hangi işi yarıda bıraktınız ya da yapmaktan vazgeçtiniz?
- Eşlik eden durumlar: Başka hangi yakınmaları fark ettiniz?
Buradaki amaç evde tanı koymak değil, değerlendirmeye açık ve anlaşılır bilgi taşımaktır. Kendinizi her an incelemek yerine, belirgin olayları kısaca kaydetmek daha kullanışlı bir başlangıç olur.
Stres ve Kaygı Bedeni Nasıl Etkiler
Kaygı sırasında yaşadığınız bedensel hisleri anlamak için birbiriyle bağlantılı süreçleri ayırmak yararlıdır: solunumunuzdaki değişiklikler, dikkatinizin bedeninize yönelmesi ve bu duyumlara verdiğiniz anlam. Bunlar aynı şey değildir. Her biri, baş dönmesi deneyiminin farklı bir parçasını oluşturabilir.
Hiperventilasyon, ihtiyaçtan fazla hızlı veya derin solumayı ifade eder. Böyle bir soluma karbondioksit düzeyini düşürerek sersemlik, uyuşma ve dengesizlik hissini artırabilir; kaygıyla artan beden takibi ve kaçınma da bu duyumların tehdit olarak yorumlanmasına eşlik edebilir. Bu mekanizma, çocuk ve ergenlerde baş dönmesine ilişkin klinik eğitim materyalinde açıklanan psikojenik baş dönmesi çerçevesinin bir parçasıdır.

Solunumu değiştirmek ile solunumu zorlamak farklıdır
Başınız döndüğünde daha fazla hava almanız gerektiğini düşünebilirsiniz. Ancak art arda büyük nefesler almak, özellikle zaten hızlı soluyorsanız, uygun bir çözüm olmayabilir. Bu nedenle nefesle ilgili önerileri, mümkün olduğunca derin solumak şeklinde yorumlamayın.
Örneğin bir sunum öncesinde solunumunuzu fark etmeden hızlandırdığınızı düşünün. Ardından ellerinizde karıncalanma ve başınızda hafiflik hissediyorsunuz. Bu örnek, solunumla bağlantılı bir olasılığı anlamayı sağlar; yaşadığınız her uyuşmayı veya baş dönmesini aynı nedene bağlamanıza izin vermez.
Savaş ya da kaç ifadesini de bedeninizin tehlike karşısında hazırlık yapmasını anlatan bir çerçeve olarak düşünebilirsiniz. Burada önemli olan, yaşadığınız hissi yalnızca iradenizle durdurmanızın beklenmemesidir. Belirtiyi yönetmek, kendinize sakin ol emri vermekten daha somut beceriler gerektirir.
Bedensel his ile yorumunu ayırmak
Bir duyumu fark etmekle onun hakkında kesin bir sonuca varmak arasında fark vardır. Başınızda hafiflik hissetmeniz bir gözlemdir. Bu hissi hemen kontrolünüzü kaybedeceğinizin kanıtı saymanız ise bir yorumdur.
Bu ayrımı görmek için kısa bir karşılaştırma kullanabilirsiniz:
| Yaşanan durum | Gözlem | Eklenen yorum |
|---|---|---|
| Ekran karşısında rahatsızlık | Başımda hafiflik hissediyorum | Çalışmaya devam edemeyeceğim |
| Kalabalıkta huzursuzluk | Duruşumdan emin değilim | Buradan çıkamazsam kötü bir şey olacak |
| Solunumu fark etme | Hızlı nefes alıyorum | Nefesimi hemen kusursuz kontrol etmeliyim |
Tablodaki yorumlar birer örnektir, sizin düşünceleriniz farklı olabilir. Amaç kendinizi yanlış düşünmekle suçlamak değil, duyum ile ona verdiğiniz anlamı ayrı değerlendirebilmektir.
Stres deneyiminizi daha geniş bir çerçevede ele almak için stresin belirtileri ve stresle baş etme yolları hakkında bilgi edinebilirsiniz. Bu bilgiyi kişisel tanı yerine, uzmanla konuşacağınız konuları belirlemek için kullanın.
Baş Dönmesinin Diğer Olası Nedenleri
Baş dönmesi bir hastalık adı değil, değerlendirilmesi gereken bir belirtidir. Bu nedenle yalnızca nasıl hissettirdiğine bakarak psikolojik ve bedensel nedenler arasında kesin ayrım yapmaya çalışmak yeterli değildir. Hekim görüşmesinde yakınmanın başlangıcı, tetikleyicileri, eşlik eden belirtiler ve muayene bulguları birlikte ele alınmalıdır.
Türkiye'de çocuk nöroloji polikliniğine baş dönmesi yakınmasıyla başvuran 132 hastanın değerlendirildiği çalışmada, aşağıdaki nedenler bildirilmiştir; tablo çalışmadaki etiyolojik dağılımı göstermektedir.
Çocuklarda Baş Dönmesi Nedenlerinin Dağılımı
| Neden | Oran |
|---|---|
| Ortostatik hipotansiyon | %55,3 |
| Psikojenik vertigo | %7,6 |
| Sinüzit, mastoidit veya labirintit | %6,1 |
| Baziller migren | %6,1 |
| Benign paroksismal vertigo | %6,1 |
Tablo, çalışmada bildirilen seçili nedenleri içerir; bütün tanıların tam dökümü değildir. Ayrıca belirli bir çocuk nörolojisi örneklemine aittir. Bu oranlardan Türkiye'deki bütün çocuklar veya yetişkinler için görülme sıklığı sonucu çıkarılamaz.
Benzer yakınmalar farklı değerlendirmeler gerektirebilir
Tıbbi terimler karmaşık görünebilir. Burada asıl ihtiyaç, hastalık adlarını ezberlemek değil, hangi bilgiyi hekime aktarmanız gerektiğini anlamaktır. Belirtinin hareketle, ayağa kalkmakla veya başka yakınmalarla ilişkisini anlatmak, kendi kendinize tanı seçmekten daha yararlıdır.
Değerlendirmede gündeme gelebilecek başlıklar şunlardır:
- Ortostatik nedenler: Ayağa kalkma ile yakınmanın ilişkisi hekime özellikle anlatılmalıdır.
- İç kulak ve denge sistemi: Dönme hissiyle birlikte kulakla ilgili değişiklikler varsa bunlar ayrıca belirtilmelidir.
- Migrenle ilişkili durumlar: Baş ağrısı öyküsü ve baş dönmesinin bu öyküyle ilişkisi paylaşılmalıdır.
- Nörolojik ve diğer tıbbi nedenler: Eşlik eden yeni belirtiler, kullanılan ilaçlar ve mevcut hastalıklar değerlendirmeden saklanmamalıdır.
Bu başlıkları bir ev testi gibi kullanmayın. Örneğin ayağa kalkarken başınızın dönmesi, kendi başınıza tansiyonla ilgili kesin tanı koymanız için yeterli değildir. Benzer biçimde yoğun kaygı yaşamanız, iç kulak veya nörolojik nedenleri değerlendirme dışında bırakmaz.
Tıbbi ve psikolojik değerlendirme rakip değildir
Psikojenik bir açıklamaya geçmeden önce nörolojik, vestibüler, ortostatik ve diğer tıbbi nedenlerin değerlendirilmesi gerekir. Burada vestibüler sözcüğü, denge sistemiyle ilgili değerlendirmeyi ifade eder. Hangi incelemelerin gerekli olduğuna sağlık profesyoneli karar vermelidir.
Değerlendirme sürecinde psikolojik belirtileri anlatmak, baş dönmenizin ciddiye alınmasını engellememelidir. Kaygınızı, uykunuzu veya günlük yaşamda zorlandığınız durumları paylaşabilirsiniz. Eksiksiz öykü vermek, yakınmayı yalnızca psikolojik kabul etmek anlamına gelmez.
Öte yandan her olası testi yaptırmayı güvenliğin tek ölçütü saymayın. Hekiminizden hangi nedenlerin değerlendirildiğini, hangi bulguların izleneceğini ve ne zaman yeniden başvurmanız gerektiğini açıklamasını isteyin. Böylece belirsizlik karşısında kendi kendinize yeni tanılar aramak yerine, açık bir takip planınız olur.
Psikolojik Baş Dönmesinin Kısır Döngüsü
Markete giderken başınızın döndüğünü varsayalım. Sonraki alışverişte çıkışa yakın duruyor, ardından yalnız gitmemeye başlıyorsunuz. Bir süre sonra alışverişi bütünüyle başkasına bırakmanız, yaşadığınız sorunun yalnızca belirtiyle değil, günlük hayatınızda yapabildiklerinizle de ilgili hâle geldiğini gösterir.
Bu örnek bir hasta öyküsü değil, kaçınmanın nasıl fark edilebileceğini anlatan gündelik bir senaryodur. Kısa vadede rahatlamak için aldığınız kararlarla, uzun vadede sürdürmek istediğiniz yaşam arasında mesafe oluşabilir. Psikolojik destekte bu mesafenin nasıl azaltılabileceği üzerinde çalışılabilir.

Normal test sonucu yakınmayı geçersiz kılmaz
Türkiye'de baş dönmesi yaşayan 60 kişinin incelendiği bir çalışmada, vestibüler testleri normal olan grupla anormallik saptanan grup karşılaştırıldı; testleri normal olanlarda baş dönmesine bağlı engellilik düzeyi daha yüksek bulundu ve toplam örneklemde engellilik puanları depresyon ve anksiyete puanlarıyla ilişkiliydi (vestibüler bulgular, psikiyatrik belirtiler ve işlev kaybı araştırması). Bu sonuç, normal testlerin kişinin zorlanmadığı anlamına gelmediğini destekler; psikolojik belirtilerle ilişki bulunması da tek başına neden-sonuç kanıtı değildir.
Dolayısıyla değerlendirmede yalnızca test sonucuna değil, neleri yapamadığınıza da yer açılmalıdır. İşe gidip gidemediğiniz, toplu taşıma kullanıp kullanamadığınız veya dikkatinizi işinize verebilip veremediğiniz önemlidir. Bunlar yakınmanızın yaşamınızdaki karşılığını anlatır.
Baş dönmesinin gerçekliğini kanıtlamak için bütün hayatınızın durmasını beklemeniz gerekmez. Zorlanmaya başladığınız noktada destek istemek yeterlidir.
Güvence aramak ile takip planına uymak farklıdır
Hekimin belirlediği kontrole gitmek, yeni belirtileri bildirmek ve önerilen değerlendirmeyi tamamlamak bakım sürecinin parçasıdır. Buna karşılık aynı soruyu tekrar tekrar internette aramak veya her rahatsızlıkta birinden kesin güvence istemek, psikolojik görüşmede ele alınabilecek ayrı davranışlardır. Bunları birbirine karıştırmadan incelemek gerekir.
Kendi örüntünüzü anlamak için şu alanlara bakabilirsiniz:
- Vazgeçilen etkinlikler: Baş dönmesi korkusuyla hangi planları iptal ediyorsunuz?
- Tekrarlanan kontroller: Dengenizi, bedeninizi veya belirtilerle ilgili içerikleri ne sıklıkla kontrol etme ihtiyacı duyuyorsunuz?
- Beklenen kesinlik: Günlük yaşama dönmeden önce hiçbir rahatsızlık yaşamayacağınızdan emin olmaya mı çalışıyorsunuz?
Yoğun korku anlarını anlamlandırmak için panik atak hakkında bilgilendirici içeriği inceleyebilirsiniz. Bununla birlikte baş dönmesi yaşamak, tek başına panik atak veya başka bir ruhsal bozukluk tanısı anlamına gelmez.
Belirtilerle Başa Çıkma Stratejileri
Baş dönmesi sırasında hedefiniz kendinizi ne pahasına olursa olsun hareket etmeye zorlamak olmamalıdır. Önce güvenlik, ardından kişiye uygun bir başa çıkma planı gelir. Aşağıdaki önerileri, tıbbi değerlendirmeyi tamamlayan ve gerektiğinde uzmanla uyarlanan uygulamalar olarak düşünün.
Belirtiler sürerken yalnızca ne kadar rahatsız olduğunuzu değil, hangi etkinliklere güvenli biçimde katılabildiğinizi de izleyebilirsiniz. Örneğin işe kısa bir görevle dönmek veya ertelediğiniz bir görüşmeyi yapmak, kişisel hedefleriniz arasında olabilir. Başarı ölçütünü her seferinde tamamen belirtisiz olmakla sınırlamayın.

Belirti geldiğinde uygulanabilecek yaklaşım
Önce bulunduğunuz ortamı değerlendirin. Düşme ihtimaliniz varsa güvenli bir yere oturun ve gerekirse yanınızdaki kişiden yardım isteyin. Araç kullanmayı veya yüksekte çalışmayı, o anki rahatsızlığı aşmak için bir deneme alanı olarak kullanmayın.
Sonrasında şu uygulamaları deneyebilirsiniz:
- Nefesi zorlamayın: Hızlı soluduğunuzu fark ederseniz art arda büyük nefesler almak yerine rahat, zorlamasız bir ritme dönmeye çalışın. Egzersizi kusursuz yapmaya odaklanmayın.
- Duyumu sade biçimde adlandırın: Başımda hafiflik var veya şu an dengesiz hissediyorum gibi gözlem ifadeleri kullanın. Kendinize kesin bir tanı koymayın.
- Dikkati bulunduğunuz işe yöneltin: Güvenliyseniz çevrenizdeki nesnelere, konuşmanın içeriğine veya önünüzdeki küçük göreve dikkat vermeyi deneyin.
- Planı koşullara göre değiştirin: Yeni, belirgin veya alışılmıştan farklı bir yakınmada psikolojik teknikleri sürdürmek yerine tıbbi yardım ihtiyacını değerlendirin.
Kaçınılan etkinliklere dönüşü planlamak
Kademeli maruz kalma, korkulan durumlara hazırlıksız biçimde atılmak değildir. Tıbbi açıdan uygun olduğunda, psikologla birlikte kaçınılan etkinlikleri belirleyip yapılabilir basamaklar oluşturmayı içerir. Plan, başkasının hızına değil sizin koşullarınıza göre hazırlanmalıdır.
Örneğin toplu taşımadan kaçınıyorsanız hedefi doğrudan yoğun bir yolculuk yapmak olarak koymayabilirsiniz. Önce durağa gitmek, ardından daha sakin koşullarda kısa bir yolculuk planlamak gibi seçenekleri uzmanla değerlendirebilirsiniz. Her denemede ne beklediğinizi ve gerçekte ne olduğunu konuşmak, planı somutlaştırır.
Ekran kullanımı veya kalabalık ortamlar zorlayıcıysa da aynı yaklaşım kişiselleştirilmelidir. Zorlanmayı görmezden gelmek ile bütün etkinliği bırakmak arasında ara seçenekler oluşturun. Gerekli tıbbi veya rehabilitasyon önerilerini psikolojik çalışma uğruna değiştirmeyin.
Uygulama ölçütü: Hedef, kendinize dayanıklılık kanıtlamak değil, sizin için önemli etkinliklere güvenli ve sürdürülebilir biçimde dönebilmektir.
Bir semptom günlüğünü de bu amaçla kullanabilirsiniz. Olayın bağlamını, aklınızdan geçen düşünceyi, verdiğiniz tepkiyi ve günlük etkisini kısaca yazın; her duyumu sürekli puanladığınız ayrıntılı bir izleme sistemine dönüştürmeyin.
Ne kadar sürede düzeleceğinize ilişkin kesin bir takvim vermek doğru olmaz. Görüşmelerde ilerlemeyi, yalnızca hissin şiddetiyle değil, üzerinde uzlaştığınız günlük yaşam hedefleriyle birlikte değerlendirmeyi isteyin.
Tıbbi Değerlendirme Gerektiren Durumlar
Yeni veya alışılmıştan farklı baş dönmesini, geçmişte kaygı yaşamış olmanıza dayanarak açıklamayın. Daha önce psikolojik destek almış olmanız, yeni bir yakınmanın değerlendirilmesine engel değildir. Güvenli karar, mevcut belirtilere göre verilmelidir.
Ani ve şiddetli bir baş dönmesinde, özellikle başka yeni belirtiler de varsa, nefes egzersizleriyle geçmesini beklemeyin. Aşağıdaki durumlarda acil sağlık değerlendirmesi isteyin. Kendi başınıza araç kullanmak yerine yardım alın.
Beklemeden yardım isteyin
- Konuşma veya hareket değişikliği: Yeni konuşma güçlüğü, yüzde kayma ya da uyuşma, kol veya bacakta güçsüzlük varsa.
- Bilinç veya yürüme sorunu: Bilinç kaybı, belirgin bilinç bulanıklığı ya da aniden gelişen yürüme güçlüğü varsa.
- Şiddetli yeni ağrı: Baş dönmesine alışılmadık derecede şiddetli yeni baş ağrısı veya göğüs ağrısı eşlik ediyorsa.
- Ani işitme değişikliği: Birden ortaya çıkan işitme kaybı varsa gecikmeden değerlendirme alın.
Bu öneriler, söz konusu belirtileri yaşadığınızda mutlaka ciddi bir hastalığınız olduğu anlamına gelmez. Evde neden ayırt etmeye çalışmak yerine, zamanında profesyonel değerlendirme almanız için bir güvenlik sınırı oluşturur.
Acil olmasa da randevuyu ertelemeyin
Baş dönmesi tekrarlıyorsa, sürüyorsa veya çalışmanızı, yürümenizi ve günlük işlerinizi belirgin biçimde etkiliyorsa hekim randevusu alın. Kulak çınlaması veya başka bir işitme değişikliğini de görüşmede belirtin. Özellikle yakınmanın niteliği değiştiyse, önceki değerlendirmenin hâlâ yeterli olduğunu varsaymayın.
Başvuruda başlangıç zamanını, kullanılan ilaçları, mevcut hastalıkları ve eşlik eden yakınmaları paylaşın. Önceki tetkikleriniz varsa yanınızda bulundurun. Aile hekiminiz veya değerlendirmeyi yapan hekim, gerektiğinde kulak-burun-boğaz, nöroloji ya da başka bir branşa yönlendirme planlayabilir.
Psikolojik destek tıbbi değerlendirmeye alternatif değildir. Psikojenik açıklama için bedensel nedenlerin değerlendirilmesi gerekir; bunun yanında yaşadığınız korkuyu ve işlev kaybını anlatmak için tanı sürecinin tamamen bitmesini beklemek zorunda değilsiniz. Sağlık profesyonellerinin önerilerini birbiriyle uyumlu yürütmek esastır.
Randevudan ayrılmadan önce takip planını netleştirin:
- Yeniden başvuru koşulu: Hangi değişiklikte tekrar görüşmelisiniz?
- Günlük faaliyetler: Şimdilik hangi etkinliklerde dikkatli olmalısınız?
- Sonraki adım: Kontrol, yönlendirme veya psikolojik değerlendirme nasıl ilerleyecek?
Bu sorulara yanıt almak, belirsizliği kendi kendinize çözmeye çalışmak yerine uygulanabilir bir bakım planına sahip olmanızı sağlar.
Psikolojik Destek ve Çevrim İçi Terapi Seçenekleri
Terapiye gitmeden önce baş dönmesinin tamamen geçmesini beklemeniz gerektiğini düşünebilirsiniz. Oysa psikolojik görüşmelerde ele alınabilecek konu yalnızca belirtinin kaybolması değildir. Belirsizlikle nasıl baş ettiğiniz, nelerden vazgeçtiğiniz ve günlük hayatınıza hangi hedeflerle dönmek istediğiniz de çalışılabilir.
Psikolojik destek almak, yakınmanızın uydurma olduğunu kabul etmek anlamına gelmez. Bir uzmanla görüşürken bedensel nedenlerin nasıl değerlendirildiğini, mevcut tedavi planınızı ve sizden beklenenleri paylaşabilirsiniz. Böylece psikolojik çalışma, sağlık bakımınızdan kopuk ilerlemez.
Görüşmeden ne beklediğinizi somutlaştırın
İlk görüşmeye, yalnızca başım dönüyor demek yerine günlük yaşamınızdan örneklerle hazırlanabilirsiniz. İş toplantısını yarıda bırakmanız, yalnız dışarı çıkmayı ertelemeniz veya sürekli güvence aramanız konuşulabilecek başlıklardır. Uzmandan bu güçlükler için nasıl bir çalışma planı önerdiğini açıklamasını isteyin.
Uygun uzmanı değerlendirirken şu sorular yardımcı olabilir:
- Çalışma alanı: Kaygı, bedensel belirtiler ve kaçınma davranışlarıyla nasıl çalışıyor?
- Koordinasyon: Gerektiğinde tıbbi değerlendirmeye veya psikiyatriye yönlendirmeyi nasıl ele alıyor?
- Hedefler: İlerlemenizi hangi kişisel ve günlük yaşam hedefleri üzerinden değerlendireceksiniz?
Çevrim içi görüşmenin sınırlarını bilin
Yüz yüze görüşmeye gitmek ulaşım veya zaman bakımından zorsa çevrim içi terapi seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Görüşme biçimini seçerken mahremiyet sağlayabildiğiniz bir ortamı, bağlantı koşullarını ve kendinizi hangi iletişim biçiminde rahat ifade ettiğinizi düşünün.
Aracılık platformlarında ihtiyaç soruları, uzman profilleri ve ön görüşme olanaklarını inceleyin. Ücretsiz ön görüşme sunuluyorsa bunu tanı almak için değil, uzmanla uyumu ve görüşmelerin kapsamını değerlendirmek için kullanın. Yazılı, sesli veya görüntülü seçeneklerin sizin ihtiyacınıza uygunluğunu uzmanla konuşun.
Çevrim içi psikolojik görüşmeler, fizik muayenenin veya acil sağlık hizmetinin yerini tutmaz. Destek ararken amaç tek bir açıklamaya tutunmak değil, tıbbi güvenliği koruyarak yaşamınızdaki güçlükler için uygun yardım almaktır.
Healmeup, psikolojik destek arayan kişilerin uzmanlara çevrim içi erişimini sağlayan bir aracılık platformudur; yazılı, sesli ve görüntülü görüşme olanakları sunar. Baş dönmesine eşlik eden kaygı ve kaçınma davranışları için destek seçeneklerini değerlendirmek isterseniz Healmeup üzerinden uzman profillerini inceleyebilir, ihtiyaçlarınıza uygun bir uzmanla ön görüşme talep edebilirsiniz.
İçerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.